good night
gud NAYTİyi geceler
Türkçede “iyi geceler”, gecenin kendisine değil dinleyene iyi bir dilekte bulunur ve genellikle yalnızca ayrılırken, yatmadan hemen önce söylenir. Öteki dillerde bu dilek bazen bambaşka bir şeye dönüşür: Felemenkçe gece iyi uyumanı değil iyi dinlenmeni diler, Korece ise saygıyı doğrudan kelimenin içine gömer, ekleriyle birlikte söyler. Aşağıda kelimeyi 26 dilde dinleyebilir, Türkçe okunuşunu görebilir ve hangi sesin sana yabancı geleceğini önceden öğrenebilirsin. Ses kaydını dinlemek, bu farkları kulakla ayırt etmenin okumaktan çok daha hızlı bir yoludur.
good night
gud NAYTİyi geceler
Felemenkçede gece söylenen kelime aslında “iyi geceler” değil, “welterusten”dir — kelimesi kelimesine “iyi dinlenmeler” anlamına gelir ve yalnızca yatmadan hemen önce söylenir, günün ilerleyen saatlerinde bir selam olarak kullanılmaz.
Korecede durum daha katmanlıdır: “안녕히 주무세요” kelimenin içinde saygı bildiren bir ek taşır ve genellikle büyüklere, ev sahiplerine ya da otel görevlilerine söylenir — Türkçedeki “iyi geceler efendim” inceliğine yakın bir şey, ama bu incelik Korecede ayrı bir sözcükle değil, kelimenin kendisine eklenen bir ekle yerleşiktir.
Almancadaki “Nacht” ile Yunancadaki “καληνύχτα” aynı yabancı sesi paylaşır: boğazın arkasından sürtünerek çıkan bir “h” — Türkçedeki yumuşak h’den daha serttir. Vurgu da farklı yerlerdedir: Almancada bu ses “Nacht”ın kendisinde, Yunancada ise kelimenin ortasındaki “-nix-” hecesindedir, sonundaki “-ta”da değil.
Çincedeki “晚安”de ilk hece önce alçalıp sonra yükselen bir tonla, ikinci hece ise düz ve yüksek bir tonla söylenir; bu perde oyunu Türkçede hiç yoktur ve kulağa tamamen yeni gelir.
Rusçadaki “спокойной” kelime başında s ile p’yi ünlüsüz art arda söyler; Türkçe konuşanlar bu kümeyi genellikle “ispokoynoy” gibi araya bir ünlü sıkıştırarak söyler. Doğrusu, s ve p’yi tek solukta, aralarına hiçbir şey koymadan birleştirmektir.
İyi haber Hırvatçadan gelir: “laku noć” kelimesinin sonundaki “ć” sesi Türkçedeki “ç”ye çok yakındır, sadece biraz daha yumuşak ve damağa daha yakın bir yerden çıkar; yani bu kelime kulağa neredeyse hiç yabancı gelmez ve büyük bir çaba gerektirmez. Zorluk İtalyancadaki “buonanotte”de yaşanır: ortadaki çift “tt”, Türkçenin tanımadığı bir uzatma taşır; kelimeyi hızla geçiştirmek yerine o hecede biraz durup sesi belirgin biçimde uzatmak gerekir, yoksa kelime yarım kalmış gibi duyulur.
Öğreneceğin dili uygulamada seçersin – arayüz dilinden bağımsızdır.
Zaten hesabın var mı? Giriş yap
Kaydolarak şunları kabul edersin: Koşullar ve Gizlilik Politikası.