good evening
gud İV-ningİyi akşamlar
Türkçede “iyi akşamlar”ı hem bir yere girerken hem de ayrılırken söyleyebilirsin; bu esneklik dünya dillerinde her zaman aynı şekilde işlemez. Almanlar “Guten Abend”i sabit, herkese söylenen bir karşılama olarak kullanırken, Fransızlar “bonsoir”ı hem selam hem veda olarak söyler, İspanyollar ise akşamın nerede başladığı konusunda seninkinden bambaşka bir sınır çizer. Aşağıda kelimeyi 26 dilde dinleyebilir, Türkçe okunuşunu görebilir ve hangi durumda hangi kelimeyi seçeceğini öğrenebilirsin.
good evening
gud İV-ningİyi akşamlar
Bir dükkâna ya da eve girerken söylenen “Guten Abend”, Almancada tıpkı Türkçedeki “iyi akşamlar” gibi hem yabancılara hem yakınlara söylenir; ayrı bir resmî-samimi ayrımı yoktur. İspanyolcada ise akşamın sınırı seninkinden farklı çizilir: Türkçede güneş batınca “iyi akşamlar” denirken, İspanyollar aynı saatte hâlâ “buenas tardes”i, yani öğleden sonra selamını kullanabilir — “buenas noches”e geçiş çok daha geçtir, genelde hava iyice karardıktan, akşam yemeği vaktinden sonra olur.
Fransızcada “bonsoir” daha esnektir: hem birine akşam selam verirken hem de kısa bir ziyaretten ayrılırken söylenir. Japoncada ise “konbanwa” yalnızca karşılaşma anında kullanılır; ayrılırken bu kelime hiç geçmez, yerini başka bir ifade alır.
Tablodaki g, b, d ve temel ünlüler Türkçeye zaten tanıdıktır. Ama Almancadaki “Abend” kelimesinin sonunda b ile t arasında neredeyse hiç ünlü duyulmaz — Türkçenin her hecede bir ünlü isteyen yapısına aykırıdır — ve vurgu “Guten”de değil “Abend”dedir. Yunancada “kalispera” kelimesinde de vurgu, Türkçenin alıştığı son heceye değil, sondan bir önceki “-spe-” hecesine düşer.
İsveççedeki “kväll” kelime başında k ile v’yi araya ünlü koymadan art arda söyler; Türkçede kelime başı böyle bir ünsüz çifti hiç yoktur. Çincedeki “晚上好”de ise tamamen farklı bir boyut var: “wan” yükselen bir tonla, “hao” önce alçalıp sonra yükselen bir tonla söylenir — Türkçenin hiç tanımadığı bir ton sistemi.
İsveççedeki “kväll” gibi kv- ile başlayan kelimeler Türkçe konuşanlar için doğal bir engel oluşturur: Türkçe kelime başında böyle bir ünsüz çiftine izin vermediği için kelime genellikle “kıvel” gibi araya bir ünlü sıkıştırılarak söylenir. Doğrusu, k ile v’yi hiç ünlüsüz, tek solukta birleştirmektir.
İkinci hata vurgu yeridir: Türkçede vurgu genelde son hecede olduğu için Yunancadaki “kalispera”da da son hece olan “-ra” vurgulanır, oysa doğrusu “-spe-” hecesidir. Çincede ise tam tersi bir sorun yaşanır: “wan” ile “hao”daki ton değişimleri atlanır, kelime düz bir tonla söylenir ve bu da anlaşılmasını zorlaştırır.
Öğreneceğin dili uygulamada seçersin – arayüz dilinden bağımsızdır.
Zaten hesabın var mı? Giriş yap
Kaydolarak şunları kabul edersin: Koşullar ve Gizlilik Politikası.