goodbye
gud-BAYHoşça kalın
Türkçede vedalaşırken kimin konuştuğu önemlidir: giden kişi “hoşça kal” der, kalan kişi ise ona “güle güle” diye karşılık verir. Bu ince ayrım her dilde yok, ama şaşırtıcı biçimde bazı dillerde de var. Aşağıdaki tabloda kelimeyi 26 dilde dinleyebilir, Türkçe okunuşunu görebilir ve hangi vedanın ne zaman, kime söylendiğini öğrenebilirsin — bazı diller senin de aşina olduğun bu rol ayrımını aynen korur.
goodbye
gud-BAYHoşça kalın
Korecedeki “annyeonghi gaseyo” tam da Türkçedeki “güle güle”ye karşılık gelir: kalan kişi, giden kişiye söyler. Cümlenin içindeki “gaseyo” fiili doğrudan “git” anlamına gelir, yani “huzurla git” demektir — Türkçedeki mantıkla neredeyse birebir örtüşür.
Portekizcedeki “até logo” ise farklı bir kategoridir: bu kesin bir veda değil, “birazdan görüşürüz” anlamındadır ve Türkçedeki “görüşürüz”e daha yakın durur. Uzun süreli bir ayrılıkta bunun yerine “adeus” denir; tabloda gördüğün kelime günlük, gündelik vedalar içindir. Hangi kelimeyi seçtiğin, karşındakini bir daha görüp görmeyeceğine göre değişir — tıpkı Türkçede “hoşça kal” ile “görüşürüz” arasında seçim yaparken düşündüğün gibi.
İspanyolcadaki “adiós” vurguyu son hecede taşır: a-DYOS. Ortadaki d harfi Türkçedeki gibi sert değil, dilin dişlere değdiği yumuşak bir “th”ye yakın seslenir; Türkçe konuşanlar burada genelde düz bir d kullanır ve bu küçük fark neredeyse hiç fark edilmez.
İtalyancadaki “arrivederci” vurguyu dördüncü hecede taşır: arrive-DER-ci, sonu ise Türkçedeki “ç” ile birebir aynı sese biter. Fransızcadaki “au revoir” ise gerçek bir zorluk çıkarır: buradaki r, Türkçedeki gibi dilin ucuyla değil, gırtlağın arkasından çıkarılır — bu ses Türkçede hiç yoktur ve alışması zaman alır.
Rusçadaki “do svidaniya” ifadesinde ikinci kelime “sv” ile başlar; Türkçe kelime başında ünsüz yan yana gelmediği için bu genelde “isvidaniya” gibi araya ünlü katılarak söylenir. Doğrusu, s ve v seslerini araya hiçbir şey sokmadan birlikte çıkarmaktır. Aynı alışkanlık Fransızcadaki “revoir” kelimesinde de görülür; “rö” hecesi bazen “ırö” gibi başa fazladan bir ünlüyle söylenir.
İkinci hata, Rusça ve Lehçedeki “yumuşatılmış” ünsüzlerdir. “Do svidaniya”daki n ve “do widzenia”daki “ni”, Türkçedeki n’den ince, neredeyse bir “ny”ye kayan bir sesle söylenir; Türkçe konuşanlar bu inceltmeyi genelde atlar ve ünsüzü düz n olarak telaffuz eder, kelime kulağa sertleşmiş gelir.
Öğreneceğin dili uygulamada seçersin – arayüz dilinden bağımsızdır.
Zaten hesabın var mı? Giriş yap
Kaydolarak şunları kabul edersin: Koşullar ve Gizlilik Politikası.